Dinle!

3 Eylül 2011 Cumartesi

Ağaçlar, Vol. I


Sen mi geldin?..

Afedersin, beklemiyordum; şaşkınlığımı buna ver, sevgili. Gideceğini öğrendiğimde de bu kadar şaşırmıştım en az.. Ahh, özür dilerim. İçeri gelmek istemez misin? Yorgunsundur, dikilmeyelim hem ayakta. Bana gelen yollar hep en uzağıdır, çünkü. Çünkü, en sarp geçitler süsler yalnızlığımı, bilirim.. Geç hadi içeri, misafirim ol. Çekinme benden lütfen...

Pardesünü çıkarmıyosun, gideceksin demek ki tekrar.. Ama olsun, geldin yine bana. Aklında, içinin bi yerlerinde kalmışım işte..Özür dilerim, çok acınılası gözüküyorum değil mi?.. Ben de acıyorum bazen kendime. Ama yadırgamıyorum. Şefkat bile duyduğumu söyleyebilirim. Hani, Kadıköy'de, elinde pazar torbalarını taşımaya çalışan teyzeye duyduğun his gibi.. Kıyamıyorum biraz da işte..

Konuşmuyosun? Beni mi dinlemeye geldin? Ya da, son sözünü çoktan söylemiştin, değil mi?..Söylemicek misin nasıl olduğunu, görüşmediğimiz asırlarda neler yaptığını, olgunlaşan hayallerini? Yokluğumun işe yarayan taraflarını yani; bu yüzden gömmedik mi bizi, sevgili.. Sen beni kırmaktan korkardın, ben senin kanatlarını; bu yüzden boğmadık mı küvvette bu aşkı.. Hadi onları anlatsana; yaradı mı bu yara işine?.. Zirâ, çok yara oldun içime!

Kanıyorum, afedersin, sevgili.. Ama sakinim şimdi. Sakinim.. Ehh, en iyisi, ben birer fincan kâhve yapayım da, kendimize gelelim. Nasıl olsun; orta mı, sâde mi?..

Şey.. İçimde ağaçlar kuruyo, sevgili..

0 yorum:

Yorum Gönder