~ Esrarengiz susuşların vardı konuşman gerekirken. Dudakların aralansa, bi kaç kelime dökülse dilinden, biterdi her şey. Zaman durur, evren yok olurdu. Ama o tür bâkir zamanlarda sen hep susardın.
Ben de sana.. ~
...
Bi zamanlar benim mâbedim olan yüreği ısırganlar bürümüş. Tepende leş kargaları..
[Makdûlü Meçhûl Faaliyetler, Başlık 2'den alıntı.]
***
~ Eskidiği hâlde, hâlâ vurmaya devam eden bi çift pabuçtun sen; ve her seferinde insan soruyodu kendine, neden hâlâ giymeye devam ediyorum, diye... ~
[Makdûlü Meçhûl Faaliyetler, Başlık 7'den alıntı.]
***
~ Ne var, ne yok toplamalı;
gitmeli artık.
İndirmeli kepenkleri..
Hayırlısını dileyerek başlamadık mı bu yola,
değilmiş demek ki.. ~
~ Biraz hüzünlü bi şarkıydı tek istediğim, kederli bi ağıt değil.. ~
[Makdûlü Meçhûl Faaliyetler, Başlık 11'den alıntı.]
***
- Pembe kuşa ne oldu?..
+ Belki de mavi bi kuş bulup aşık olmuştur (yine)..
Kim bilir..
- Sen bildiğim gibi kalmadın, ama ben unuttuğun gibiyim hâlâ... Külkedim, pabucunun tekini düşürmüşsün bi ara sokakta..
"ölünceye kadar seni bekleyecek"miş,
sersem.
ben seni beklerken ölmem ki...
beklersem."
[Makdûlü Meçhûl Faaliyetler, Giriş Bölümü'nden alıntı.]
***
Yıkıp geçme, gönüller tuğla değil..
Basıp geçme, gönüller paspas değil..
[Makdûlü Meçhûl Faaliyetler, Başlık 4'ten alıntı.]
***
.. Bazen yeterinden fazla düşündüğüm oluyor seni. Evet, ben hâlâ seni özlüyorum.
İçimde bi nehir kurumuş,
akmıyor.
Güller yanıyomuş da,
görmezmiş kalbim.
Meğer bugün doğmuşum da,
dün gömmüşler seni.
Meğer yatsıda sönen kuyruklu yalanınmış;
ben kuyruklu yıldız sanmışım.
Ne garip..
[Makdûlü Meçhûl Faaliyetler, Başlık 13'ten alıntı.]
***
Tükürür gibi konuşuyordu adam:
-O'nu o kadar çok seviyorum ki, benden başka kimsenin O'nu üzmesine izin veremem..
...
Hala ona koşuyosun, ne söylesem, ne yaşasan nafile.. Bi tarafta benim dilimde biten tüğler, bi tarafta içi boş çıkan sözlerin.. Bize de ayrılan süremiz bu kadarmış demek ki. En azından, benimle olan kısmı..
...
- Kimse sevdiklerinin yanında daha ne kadar kalıcağını bilemez.. Tadını çıkar.
[Makdûlü Meçhûl Faaliyetler, Başlık 21'den alıntı.]
***
Giderken bile gülümsetebilen sıcacık bi vedaydı seninkisi.. Yanaklarımdaki ıslaklıklar gözyaşım mı, yoksa senin dudaklarının izi mi?..
[Makdûlü Meçhûl Faaliyetler, Başlık 3'ten alıntı.]
***
~ Bazen ölümsüz sandığın şeyler bile ölebiliyo. Güneş veya umut gibi.. İçimde çürüyen hücrelerime ağıt yakıyorum şu an oturduğum bu koltukta. Hava boğucu. Aklım karışık. Eklemlerım uyuşmuş. Kılım kıpırdamıyo. Tuhaf, huzurlu biraz da. Sanki her şey olması gerektiği gibi.. ~
...
Elini göğsüme koy yanıma uzanınca;
huzurum sana geçsin..
Masallar dökülsün dilinden,
ama kokunla uyut beni sonra..
[Makdûlü Meçhûl Faaliyetler, Kapanış Bölümü'nden alıntı.]
***
Aldatmak için yabancı bi koyna ihtiyaç yoktur..
[Makdûlü Meçhûl Faaliyetler, Kapak'tan alıntı.]
Dinle!
4 Eylül 2011 Pazar
Makdûlü Meçhûl Faaliyetler
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)




0 yorum:
Yorum Gönder