(...)
Adam başını kaldırıp kadına baktı; nasıl da çaresiz duruyordu, yağmurda kalmış kedi gibi. Sonunda ne hallere sokmuştu kadını.. Öyle bi oturuşu vardı ki taburede, sanki yokmuş gibi, yerin dibine geçmiş gibiydi.. Çaresizdi işte. Ağlamamak için zor tutmuştu kendini, ama ağlıyordu..
Kadın, kendisini izleyen gözleri hemen farketti. Ama, kaldırıp başını, bakamadı O da, korkuyordu. Çekiniyordu biraz da. Önceden bakmaya doyamıcağı, erkeğe bakmaya dayanamıyodu şimdi.. Az biraz zaman sonra, göz göze geldiler. Adam kadının yanına çökmüş, ellerinin arasına almıştı kadının yüzünü. Artık avuçlarındaydı adamın..
Adam uzun uzun baktı kadına, inceledi, sanki yüzünde bi şey arıyodu. Kadınınsa, ürkekliğiyle, O'na bakıyodu yüzü ama gözleri kaçıyodu. Sanki, görmek istemiceği bi şeyi zorla izletiliyomuş gibi. Soluk alışverişleri yavaşladı ikisinin de. Kalp atışları hissedilebiliyodu. Sonunda gözleri eşleşti..
Kadının gözleri dolmuştu gözlerini görünce, korkusu kat kat artmıştı. Adamın içini dolduran, içine dolan şeyler kadının içini boşaltıyodu. Zira, bi daha görememekten bakamamaktan, dokunamamaktan korkuyodu. O'nsuz kalmaktan ödü patlıyodu..
Adam kadını incelerken, o rengi soluk yüzüne bakarken anladı gerçeği. İşkence ediyodu O'na her seferinde. Eritiyordu, öldürüyodu.. Bunun azabıyla göğsüne bastırdı kadını, sanki sıcaklığını hissetse kadın, yüzünün rengi geri gelirmiş gibi. Gelirdi belki de. Ama asıl sebep, belki de kadının yüzüne bakmaktan utanıyo olabilirdi..
Kadın, gözlerini yummuş, sadece derin derin soluk alıyor ve veriyordu. "Huzur.." diye geçirdi içinden bi an, bu huzuru özlemeten korktu sonra. Adamın bileklerini kavradı sıkı sıkı, hissedebildiği kadar hissetmek istiyodu O'nu. Kendisini göğsünden ayırmasından korkuyodu... Artık hıçkıra hıçkıra ağlıyordu...
Adam ise uzaklara bakıyodu, uzun uzun kızıl saçlarını seyrettikten sonra kadının. Göğsünde hissettiği ıslaklığın üstüne, yine kadını izlemeye başlamıştı. N'apması gerekiyodu şimdi? Ağlayan bi insanı asla sakinleştiremezdi. Hİç denememişti de zaten. Sıkıca sarıldı kadınına, "Ağla.." dedi, "Ağlayabildiğin kadar ağla..."
Kadın, adamın beline doladı ellerini, yüzünü göğsüne gömdü iyice, ve erkeğinin dediğine uydu...
- Seni sevmekten vazgeçmedim ki ben hiç... Ama belki de, artık göstermeyi beceremiyorum...
(...)
Dinle!
4 Eylül 2011 Pazar
Bir Adam, Bir Kadın
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)




0 yorum:
Yorum Gönder