Ulen, yazmıyim diyorum ama geldi mi dile, gitmek bilmiyo meret. 2 gün sonrası, benim doğumumun bilmek-kaçıncı yıldönümü. Anaannem de espriyle karışık takılmakta ne istediğimi sorarak. O da bilir, aslında bu tür zımbırtılarla uğraşmadığımı, ama pek bi nüktedân olduğundan, soruyo arada tıkanan muhabbet anlarına sûni teneffüs maksatlı: ne isterim doğumgünümde..
Ama gel, gör ki, bi türlü cevap veremiyorum "O'nu" diyerek. Demek istermiş gibi tıkanıyorum bildiğin. Demiyeceğimi, diyemiceğimi bildiğim hâlde, neden duraksıyorum o an? Sanki, ben desem anaannem eyvallahıyla kabullenip gerçekleştirecek isteğimi.. Ama diyemiyorum, denilmiyor o cümle..
Denilemedi mi de, yumru oluyo boğazda. Ne kadar yutkunulsa da geçmiyo bi türlü.. Ne yazık.
Oysa.. Neyse ne; boşver işte.
Dinle!
5 Mart 2012 Pazartesi
Doğum güncesi..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)




0 yorum:
Yorum Gönder