...
"Sigaram bitmiş de.. Markete iniyorum, bi şeye ihtiyaç var mı? Gelirken alıyım..." dedim. Elindeki dergileri masanın üzerine bırakıp bana döndü ve gözlerinin önüne düşen saç tellerini kovaladı. Komik göründüğünün farkına varmış olmalı ki, âni bi bakışla gülümseyip, "Imm.. Sen ne alıcaktın ki?" dedi. Sigaram bitmişti. Genelde hazırlıksız yakalanmam böyle durumlara ama geçirmiş olduğum hastalığım yüzünden kontrpiyede kalmıştım. Derin bi iç çekip tuhaf bi bakış attı bana. Ben de ona. Çok sağlıklı bi ilişkimiz var, evet. Sorumu yineledim ben, o ise yine 'ımm'ladı. Ve, sen dön sağ-salim, diye ekledi.
Bu tür laflar hep 'yapmacık lakırdılar' gibi gelirdi bana, ama o an içim ısındı sadece. Gülümsedim, yani umarım sırıtmamışımdır . Utandım sonra birden yüzüne bakıp sırıtıyorum diye, daha sonra da bi gülüşü paylaştık. Az kalsın, onun gülümsemesi izlerken ne yapıcağımı unutucaktım.
Arkamdan seslendi çıkarken ben:
- Az iç ama, tamam mı? Hastasın zaten..
Yine aynı şeyi yapmıştı. Kedi yavrusu gibi bi bakışla üstelik.. "Hasta olursam yine, bakmaz mısın bana?" dedim. İğrenç olduğunun farkındayım ama yüksek doza çıkartılan mutluluğun yan etkisi işte.. Gülümsedik yine. Sonra kendimi boş boş düşünürken buldum yolda.. Sıradan ve güzel bi 20 dakikaydı..
...
Dinle!
24 Mart 2012 Cumartesi
Ofelya
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)




0 yorum:
Yorum Gönder