Dinle!

5 Mart 2012 Pazartesi

Masal mıydı lan bu?

-Mamutlar bile kavuştu; biz kavuşamadık...

Eh, kavuşurlar tabi; o yüzden yok oldular! Bak, biz hâlâ hayattayız. Tüm o "ölürüz"lere rağmen. "Asla"lara rağmen dile gelen. Mecnun yaşadı, Şirin de öyle. Çünkü onlar da kavuşamadı. Biz de öyle!..

Yokluğunda, karabiberli şaraplara yatırıyorum kendimi. Nargilenin dumanına, sigaranın külüne, kahvenin telvesine gömüyorum! Saçıma üşüşen aklar, gözlerime doluşan parçalı bulutlar şahit buna. Ve, her gece paçama yapışıp adını bırakan ellerime, küçük kız şahit!

N'oldu? Kadıköy sahili hâlâ yerinde. Oteller hâlâ açık; Limon da öyle. O sokak hâlâ açmakta koynunu nice sevgililere gecenin bi yarısı. Haydarpaşa kapandı, evet; lâkin kısa bi süreliğine, tâdilatta zirâ. İzlerimiz silinsin istemiş. E Harem de taşınmış sanırım. Daha ne olsun? Daha doğrusu sözün, ne olmuş?

Pazar torbalarını taşıdığımız teyze aklına getiriyo mu ki bizi? Limon'daki masamızı kimseye vermiyolar mı yokluğumuzda? Odamızın kapısına kilit mi vurmuşlar? Işıkları sönmüş mü o ara sokakların? Hayır, bizim bilinmeyen adımızın esâmesi bile okunmuyor.

Ama istersen yine de, Galata'da bi meyhanenin ahşap masasına kazınmış, üstüne de alkol dökülüp gizlice yakılmış bi adın var, nice fasıllara kulak misafiri olmuş...

0 yorum:

Yorum Gönder