Dinle!

11 Mart 2012 Pazar

Ergo Proxy - Intro

Son bikaç gündür (eksik olmasın, Gökçe Hanım sayesinde) harıl harıl anime izliyorum. Uzun süre öncesinde de izlerdim zaten, ama öneri isteyince, ne var-ne yok döktüm ortaya. Sonra da benim canım çekmesin mi? Ondan sonra da, gel beraber izleyelim, denmesin mi? Dendikten sonra da, uzun uzun konuşulmasın mı animeler, animelerin konusu ve bölümleri? Aranıp taranıp bulunmasın mı Ergo Proxy?..

Bulundu, çok da güzel oldu. Nasıl bi felsefe yapmış adamlar yahû; çıkılmıyor bi türlü geri kalmış bünyelerce işin içinden. O göndermeler günlük hayata, sistemle dalga geçmeler.. Re-l Mayer, Pino, Vincent Law .. Vekiller, otoravlar, beşikkentler..

Öyle süslü-püslü bi şey de değil. Post-apokaliptik, siberpunk ve fütürizm(ama övmeden ziyâde, yerme) tarzında; en kanlı-kemikli sahnelere meydan verebilecekken, "hayır, bizim aklımızdaki bu değil" tarzı es geçiş.. Tüketim çılgınlığına, düzgün vatandaşlık empozesine selam çakmalar, makinalaşmayla beraber insanların robotlara olan (sırasıyla) düşkünlüğü, muhtaçlığı, esareti.. Cümle bile kurdurtmuyor vesselam.

Müzikleri, kahramanların karakterleri ve çizimleri, kısa künyesiyle, her şeyiyle yani, uzun uzun yazıcam. Bun sadece introydu.

Finali yeni bitirmenin hazzıyla yazıyorum; devamı da gelicek.

0 yorum:

Yorum Gönder